Press "Enter" to skip to content

Basit Ruhların Eğlencesi

Bir kişi hakkında, duyduğunda hoşlanmayacağı şeyleri, arkasından konuşmak manasına gelen gıybet, günümüzde medyanın da etkisiyle çok yaygın haline gelmiştir. Yaygınlığının aldatıcılığından dolayı zararını farkedemeden kullandığımız gıybet, güveni sarsması, iç dış bütünlüğünü engellemesi ve problemleri çözme yerine daha da büyütmesi açısından tahrib gücünü her zaman muhafaza eden zehirli bir bal gibidir.

 

İlk olarak gıybet, sağlıklı toplumsal ilişkilerin temeli sayılan güveni sarsar. Gıybetini ettiğimiz kişi bunu bir şekilde işittiğinde bize ve bizim dostluğumuza olan güveni ciddi bir darbe alır ve ilişkilerimiz zedelenir. Ayrıca misilleme kaidesince, gıybetini ettiğimiz kişinin de bizim aleyhimizde konuşabileceği ihtimali, bizde o kişiden gelebilecek muhtemel zararları bekleme düşüncesini doğurur. Bu tür düşünceler de hassasiyetimizi artırarak en ufak sözleri bile bir tehdit gibi algılamamıza ve ilişkilerimizi bozmaya bir sebeb teşkil eder.

 

Ayrıca gıybet, sağlam bir kişiliğin en önemli unsurlarından sayılan, içimizdeki duygu ve düşünceleri muhatablarımıza bizzat ve rahatça ifade etme yeteneğimizi de zedeler. Duygu ve düşüncelerin ifade edilememesi de içimizde birikme meydana getireceğinden zihnimizi bütünüyle kaplar ve başka şeylere konsantre olma gücümüzü azaltarak bizi devamlı rahatsız eder. Buna ilave olarak, içe atılan ve doğru şahsa değil de meseleyi halletme konumunda olmayan şahıslara ifade edilen duygu ve düşünceler sonuçsuz kalır. Sonuçsuz kalan duygu ve düşünceler vehimlere, vehimler de abartmalara dönüşerek küçücük problemler olduğundan daha büyük gözükür. Bu da bizi strese, yorgunluğa, dalgınlığa sürükleyerek gerçek hayattan koparır.

 

Üçüncü olarak, gıybet yapıldığı anda geçici bir rahatlama hasıl etse de uzun vadede ilişkilerimizi ve ruh sağlığımızı bozar. Bu da her geçen gün güvenebileceğimiz dostlarımızın bir bir elimizden gitmesi ve zamanla çok dar bir çevreye hapsedilerek yalnızlığa mahkum olmamız manasına gelir. Yalnızlığın hasıl edeceği bunalımlar da bizi nefsimizin ve şeytanın aldatmalarına hazır hale getirerek çok ciddi inhiraflara sürükleyip –Allah muhafaza buyursun- ahiretimize mâl olabilir.

 

Sonuç olarak diyebiliriz ki, güven dolu ilişkiler kurmayı, iç-dış bütünlüğüne ermeyi ve problemlerimizi ilk zamanlarda zor gelse bile, en kısa ve sağlıklı yoldan çözmeyi istiyorsak gıybetten ve gıybet edilen ortamlardan köşe bucak kaçmalı ya da konuyu hemen değiştirerek yapabileceğimiz hayırlar üzerinde durmalı ve gıybete alternatif yollar arayarak mevcut gıybet yapma isteğini oralara yönlendirmeliyiz. Unutulmamalıdır ki gıybet basit ruhların eğlencesidir.