Press "Enter" to skip to content

Kabalıklara Karşı Sabır

Toplumda ve çevremizde yaşadığımız kabalık, yol yordam bilmeme ve anlaşmazlıklarda hissi tepkilerden ve baskıdan uzaklaşarak karar vermek gerekir.

 

Efendimiz (ASA)’ın huzurunda tartışanlar olduğunda o topluluğu ‘buraya şeytan geldi ve şeytanın olduğu yerde ben durmam’ diyerek terk etmesi, kızgınlık yaşandığında oturmayı ve abdest almayı tavsiye etmesi, birisi herhangi bir yanlış hareket ve tavırda bulunduğunda o şahsın tavrına sabredip hemen tepki göstermemesi ve  perdeyi yırtmadan umuma hitap ederek insanları uyarması bu hususta mülahazaya alınması gereken düstürlardır. İnsanların nefislerini tahrik etmeden yanlışlarını düzeltebilme çok zor uluşılan bir seviyedir.

 

Bu hususta yardımcı olacak bir husus şu olabilir:

 

Öncelikle şahısların meramları çok iyi anlaşılmalıdır. Daha sonra bu husus insanlarla istişare edilmeli ve neticede yine hüsn-i niyetle elden gelen yapılmalıdır. Ayrıca bize karşı sergilenen tavır ve üslüba takılmadan ve hatalara sabrederek, umumi meclislerde bu yanlışlar direk şahısları muhatab almadan dile getirilmelidir. Tabiki bu yine Hak rızası için ve yapıcı bir üslupla olmalıdır.