Press "Enter" to skip to content

İbn’l-Vakt & Abd’ül-Hayal

Hâlin dar mahbesi insanı istikbal semalarında tayarana mecbur eder. Uzun süre bu tayarana müptelâ olan zihin hal ile hemdem olmaktan korkar. Hayalen istikbale kaçmak, onu kendi hislerinden, realite algısından, acıya ve zorluğa katlanma becerisinden ve anını planlayıp pratik çözümler üretmekten mahrum kılar. O artık bir ibn’l-vakt değil abd’ul-hayal olmuştur. Lakin bu durum gaye-i hayal ile karıştırılmamalıdır. İlkinde kişi hissen istikbalde yaşayıp hale buzlu camlar ardından bakarken, ikincisinde, hali omuzlayıp rüyasını gördüğü geleceğe taşıma azmi vardır.