Press "Enter" to skip to content

Evlenirken Aday Beğenmeyenler

Kültürümüzde ‘kız evi naz evidir’ şeklinde bir gelenek mevcuttur. Kızlar nasiplerin kendisine gelmesini, onu istemesini beklerler. Tabi bu doğal olarak kız tarafında bir ‘geliniyor, isteniyor, talep ediliyor olma’ hissi uyarır ve taleplerin çokluğu neticesi meseleye romantik bakmaktan ziyade seçici olmayı doğurur.

Erkek tarafı ise ister, talep eder, arzusunu bildirir. Dolayısıyla isteme anı doğal olarak romantik bir talep ile şekillenir ve seçicilik daha az söz konusudur.

Kültürel normlarda bir değişiklik yaparak bu genel kanıyı incelemek isteyen Northwestern Universitiesi bilim adamları Eli J. Finkel and Paul W. Eastwick ilginç bir deneye imza atarlar. Genelde kızların oturup erkeklerin herbir kızla beşer dakika görüştüğü ve daha sonra kalkıp sıradaki kızın masasına oturduğu speed-dating uygulamasında kuralı değiştirirler ve erkekleri oturtup kızları sırayla erkekleri dolaşan konuma koyarlar. Önceki şekilde elde edilen bulgular kızların daha çok seçici olduğu ve tercihlerini yaparken daha az romantizm etkisi altında kaldıklarını gösterirken, yeni şekilde erkeklerin daha çok kızlar gibi davranarak seçici olduklarını ve kızların ise erkek gibi davranarak daha çok erkeğe olabilir gözüyle baktığını ortaya çıkarmıştır. (Finkel, Eli J., and Paul W. Eastwick. “Arbitrary social norms influence sex differences in romantic selectivity.” Psychological Science 20, no. 10 (2009): 1290-1295.)

Bu araştırmadan çıkarılabilecek pratik bir sonuç, ister kız olsun ister erkek olsun, çok fazla seçici olup bir türlü aday beğenmeyen kişilere daha fazla aday göstermenin onların seçiciliğini daha fazla artırdığını görmek olabilir. Dolayısıyla böyle kişilerin istenen değil isteyen konuma konulması onlardaki seçiciliği azaltacaktır. Hergün sağdan soldan bir sürü aday bulup bir türlü çocuklarına beğendiremeyen aileler onlarla daha az ilgilendiklerinde bu seçicilikleri azalacaktır.